Eren, Sobe Vakfı’na istihdam modülüne ilk kabul edildiğinde, bilgisayar başında uzun süre geçiren, sosyal etkileşimden uzak duran ve çalışmak istemeyen bir gençti. Günlük yaşamında teknolojiye bağımlılık düzeyinde bağlılık göstermesi ve buna eşlik eden öfke patlamaları, onu istihdama hazırlık süreci açısından oldukça zor bir noktaya yerleştiriyordu.


    Eğitimciler, süreci bireysel farklılıkları göz önünde bulundurarak yapılandırdı. Öncelikle bilgisayarı tamamen yasaklamak yerine, onu kontrollü ve planlı biçimde ödül olarak kullanma stratejisi benimsendi. Böylece Eren’in motivasyonu artırılırken, aynı zamanda meşguliyet süresi de kademeli olarak uzatıldı. Zamanla bu davranışsal tekniklerle birlikte görev tamamlama becerisi gelişti, dikkat süresi arttı ve sınıf ortamına yönelik toleransı yükseldi.


    İstihdam sınıfında yürütülen yapılandırılmış çalışmalar sayesinde Eren, günün büyük kısmını aktif biçimde çalışarak geçirmeye başladı. Bilgisayar ödülü, eğitim programının ilerleyen aşamalarında tamamen devre dışı bırakıldı. Bu süreçte, bilgisayara erişimin sınırlandırılması Eren’de zaman zaman öfke krizlerine yol açtıysa da, uygulanan davranışsal müdahaleler sayesinde bu tepkiler kontrol altına alınabildi. Bağımlılığın azalmasıyla birlikte öfke düzeyinde de gözle görülür bir düşüş yaşandı.


    Eğitim sürecinin sonunda, Eren iş ortamına geçiş yapmaya hazır hale geldi. Şu anda, Konya Su ve Kanalizasyon İdaresi (KOSKİ) bünyesindeki çay ocağında, hafta içi her gün 09.00-17.00 saatleri arasında kesintisiz, sorunsuz bir şekilde çalışmaktadır. Görevlerini büyük bir sorumlulukla yerine getirmekte, sosyal ilişkilerini sağlıklı bir şekilde yürütmekte ve bağımsız çalışabilmektedir.


    Eren’in bu dönüşüm süreci, teknoloji bağımlılığı gibi günümüz gençlerinde sıkça karşılaşılan bir durumun, doğru stratejilerle nasıl yönetilebileceğini göstermektedir. Aynı zamanda özel gereksinimli bireylerin istihdama kazandırılmasının, bireysel gelişimlerine olduğu kadar toplumsal bütünleşmeye de nasıl katkı sunduğunu ortaya koymaktadır. Eren’in başarı hikâyesi, uygun yönlendirme, sabır ve sistematik eğitimle bireylerin hayatlarının nasıl kökten değişebileceğinin güçlü bir örneğidir.